30 Mayıs 2008 Cuma

zamanı geldi sanki?

senede bi kaç gün aklım yerine geliyo ve aytaç denen aklımı kemiren insanı unutmam gerektiğine karar veriyorum. bi süreliğine başarılı oluyo, hayatıma biri giriyo ve bi süreliğine aytaçı unutuyorum. geçen yaz da böyle olmuştu, hatta bi urb bi süreliğine aytaçı unutmamı sağlamıştı. ama gel gör ki onla yürümedi ve hala aklım aytaça takılı. ümitsizliğimin farkına vardığım günlerden biriyim. herif inatla "senle sevgili olmayız bi daha" diyo, bense inatla onu bırakmam diyorum. bu nasıl bi mazoşistliktir çözemedim...

sanırım artık sıkıldım. acı çekmek ve aklımı sürekli olarak aytaçla meşgul etmek hoş olmuş olabilir, ama aklım yerine geldi şimdilik ve sıkıldığımı anladım. şimdi nolcak bilmiyorum. akşama yine aklıma girer kerata ve her zamanki gibi en ince ayrıntısına kadar döşenmiş hayallere dalarım. yada bi süre yine salarım kendimi; kendime olan saygımı yitirip aklımı ve bedenimi meşgul etmek için her şeyi yaparım, ki bu da sonradan çok koyuyor.

niye bunu buraya yazdım? acınası duyulsa da ilgiyi özledim ben. son bi kaç aydır kendimi aytaçtan başka herkese kapadım. ilgilenenlerle ilgilenmedim, ilgilendiysem de aytaçtan bahsettim. eminim beni tanıyanlar bundan fazlasıyla bıkmıştır.